yardım et
Katılımcı süreç, belirli bir konuyu tanımlamak ve bu konuda bir karar vermek amacıyla yapılan bir dizi katılımcı faaliyettir (örneğin, önce bir anket doldurmak, ardından önerilerde bulunmak, bunları yüz yüze veya sanal toplantılarda tartışmak ve son olarak önceliklendirmek).
Katılımcı süreçlere örnek olarak şunlar verilebilir: komite üyelerini seçme süreci (önce adaylıkların sunulduğu, sonra tartışıldığı ve son olarak bir adaylığın seçildiği), katılımcı bütçeler (tekliflerin yapıldığı, ekonomik olarak değerlendirildiği ve mevcut parayla oylandığı), stratejik bir planlama süreci, bir yönetmelik veya normun işbirlikçi taslağının hazırlanması, bir kentsel alanın tasarımı veya bir kamu politikası planının üretilmesi.
0. MODA ENDÜSTRİSİNDE ADİL GEÇİŞ NEDİR?
Başkalarıyla tartışmak ve etkileşim kurmak için buraya gelin
Bu süreç hakkında
MODA ENDÜSTRİSİNDE ADİL GEÇİŞ NEDİR?
Moda değişiyor. Yaşanan iklim krizi ve ekolojik kriz, değişimin zorunlu olduğunu gösteriyor. Hükümetler, şirketler ve vatandaşlar teknolojik ve dijital yeniliklere uyum sağlıyor. Bu dönüşüm, insanın ve doğanın ihtiyaçlarını, kâr hırsının önüne koyacak şekilde nasıl gerçekleştirilebilir?
Adil Geçiş kavramı, 1980’lerde ABD’deki işçi hareketi içinde, hava ve su kirliliğini önlemeye yönelik düzenlemelerin kirli endüstrilerin kapanmasına ve buna bağlı iş kayıplarına yol açmasına karşı bir tepki olarak doğmuştur. İyi örgütlenmiş sendikalar, işlerin korunması, istihdamın kaybedildiği yerlerde yeterli desteğin sağlanması ve düşük karbonlu sektörlerde geçim ücreti, insana yakışır çalışma koşulları ve farklı becerilere sahip insanların erişebileceği yeni, insana yakışır işlerin yaratılması için ‘Adil Geçiş’ kavramını ortaya atmıştır. O zamandan bu yana, bu kavram tüm dünyadaki sendikalar tarafından tekrar tekrar vurgulandı ve Glasgow'daki COP26'da Adil Geçiş Bildirgesi ile uluslararası siyasi arenaya girmiştir.
Moda endüstrisinde Adil Geçiş, doğayı koruyan, onaran ve teknolojik değişim bağlamında düşük karbonlu bir moda sistemine geçiş sırasında ve sonrasında adaletin sağlanmasıyla ilgilidir. Temiz Giysi Kampanyası için adalet; geçim ücreti, örgütlenme özgürlüğü, sosyal güvence, sağlık ve güvenlik, taciz ve ayrımcılığa maruz kalmama gibi işçi haklarına saygı duyulması ve bu hakların korunması anlamına gelmektedir. Bu, şirketlerin insanlara ve çevreye verdikleri zarardan sorumlu tutulmaları demektir. Ayrıca, hem iklim krizi hem de doğayı koruyan ve onaran düşük karbonlu bir endüstriye dönüşüm sebebiyle çalışanlara ve topluluklarına verilen zararın onarılmasını gerektirmektedir